TWİTTER SAYFAMIZ FACEBOOK TA TAKIP ET YOUTUBE KANALIMIZ PINTEREST BOARDS
 
  nasilyapicam
  GUZELLIK-BAKIM NASIL YAPICAM
  YENI TREND MODA GALERI
  DIYET NASIL YAPICAM?
  ACIL DURUM NASIL YAPICAM
  SAGLIK NASIL YAPICAM
  KADIN HASTALIKLARI-SAGLIGI?
  COCUK BAKIMI NASIL YAPICAM
  EV ISLERI NASIL YAPICAM
  GENEL KULTUR NASIL YAPICAM
  BILGISAYAR NASIL YAPICAM
  IBADET NASIL YAPICAM
  => ABDEST NASIL ALINIR?
  => CUMA NAMAZINI NASIL KILICAM?
  => CENAZE NAMAZINI NASIL KILICAM?
  => BAYRAM NAMAZINI NASIL KILICAM
  => NAMAZI BOZAN DAVRANISLAR NELERDIR?
  => SABAH NAMAZININ VAKTI NEDIR?
  => GUSUL BOY ABDESTI NASIL ALINIR?
  => KABE'DEN CANLI YAYIN IZLEMEK ISTIYORUM?
  => COCUGUMA NAMAZ KILMAYI NASIL SEVDIREBILIRIM?
  => KUR'AN-I KERIM DINLEMEK ISTIYORUM?
  => ISLAMI BILGILERI NERDEN BULABILIRIM?
  => 20 MADDE ILE PEYGAMBER AHLAKI NEDIR?
  => COCUKLARA KUR'AN OGRETMEK ONEMLIMIDIR?
  => HAC REHBERI KITABINI NEREDEN BULABILIRIM-ACIKLAMALI?
  => NAMAZ HANGI SARTLARDA BIRLESTIRILIR-CEM EDILIR?
  => HATIM DUASI NASIL YAPILMALIDIR?
  => KUR'AN AYETLERINDEN POZITIF MANYETIK DALGA NASIL OLUSTURULUR?
  => HAC-UMRE NASIL YAPILIR-PDF DOSYASI INDIR OGREN?
  => HAC'TA YAPILAN ISLER NELERDIR?
  => HAC'TA YAPILAN HATALAR NELERDIR?PDF OKU OGREN DOSYALARI?
  => HAC VE UMRE NE ZAMAN FARZ OLUR-SARTLARI NEDIR-VEKALETEN HAC NASIL YAPILIR?
  => HAC'CIN FAYDALARI NEDIR?
  => GECENIN SONUNDA DUA ETMENIN FAZILETI NEDIR-MAKBUL VE KABUL OLAN DUA NASIL YAPILIR?
  => ARAPCA OGRENMEK ISTIYORUM-NASIL YAPICAM?
  => NOKIA CEP TELEFONU ICIN KUR'AN-I KERIM MEALI INDIR?
  => SESLI YAYINLAR-DINI KONULARI DINLE OGREN?
  => SESLI KUR'AN-I KERIM DINLEMEK ISTIYORUM?
  => PEYGAMBERIMIZIN SUNNETINE NEDEN UYMAMIZ GEREKIR?
  => KURBANLIK HAYVAN ALIRKEN NELERE DIKKAT ETMELIYIM-KOYUNUN-DANANIN-BOGANIN SAGLIKLI OLDUGUNU NASIL ANLARIM-PUF NOKTALARI NEDIR?
  => RIZIK GERCEKTEN ALLAH'TAN MIDIR?
  => KUR'AN-I KERIMDE KADININ YERI NEDIR?
  => KUR'AN-I KERIM'E GORE TEBLIG NASIL YAPILMALIDIR?
  => HZ.MUHAMMED'IN HOSLANMADIGI DAVRANISLAR NELERDIR?
  => ISLAMI STANDARTLARA GORE ES SECIMI NASIL OLMALIDIR?
  => MUTLU BIR HAYATA NASIL KAVUSULUR?SIRLARI NELERDIR-YOLLARI-FORMULLERI?
  => SONY ERICSSON CEP TELEFONU ICIN KUR'AN-I KERIM INDIR-MEAL DOWNLOAD ET-YUKLE
  => MOTOROLA CEP TELEFONU ICIN KURAN MEALI INDIR-YUKLE-DINLE
  => SIEMENS CEP TELEFONU ICIN KURAN MEALI SERIFI INDIR-OKUMAK-YUKLEMEK-ISTIYORUM
  => NAMAZIN KILINISI-NAMAZ NASIL KILINIR-MALI-INDIR-SESLI DINLE-MP3 YUKLE
  => ALLAH'IN ISIM VE SIFATLARI MEDIA DINLE-INDIR-YUKLE-MP3-SESLI
  => COCUK EGITIMI NASIL VERILMELIDIR?ISLAMI ACIDAN DINLE-INDIR-MP3
  => IMAM RABBANI'DEN GENCLIGE TAVSIYELER OKU?
  => IMAM HUMEYNI'DEN GENCLERE OGUTLER?
  => ISLAMIYETTEN ONCE KADININ SOSYAL KONUMU NASILDI?
  => SAMSUNG CEP TELEFONU ICIN KUR'AN-I KERIM INDIR-DOWNLOAD ET-YUKLE
  => ALISVERIS YAPARKEN ISLAMI ACIDAN DIKKAT EDILMESI GERKEN KONULAR
  => BENIM KALBIM TEMIZ DEMEK NE KADAR DOGRUDUR?
  => ISLAMI ACIDAN ESLER ARASINDA BIRLESME YASAGI NE DURUMDA VE HANGI ZAMANLARDA VARDIR?
  => GOZLERIMI HARAMDAN NASIL KORURUM?
  => EVLILIK DISI CINSEL ILISKI-ZINA HARAMMIDIR?
  => ISLAMI ACIDAN DOGUM KONTROLU-KURTAJ VE KORUNMA MEVZULARI
  => ZAMAN NASIL DEGERLENDIRILMELI-ONEMI?
  => KACINILMAZ SON "OLUM" HAKKINDA...
  => ISLAMI DUZEYDE HAYATA FELSEFI YAKLASIM?
  => HELAL CINSEL YASAM SEVAP KAZANDIRIRMI?
  => PORNOGRAFIK YAYINLAR VE RESIMLERE BAKMAK GUNAHMIDIR-ISLAMI HUKMU NEDIR?
  => ISLAM'DA KADININ EVLENME HAKLARI VE HURRIYETI VARMIDIR?
  => KUR'AN-I KERIM DE AYET OLAN PEYGAMBER DUALARI-HANGI SURELERDE?
  => YENI MUSLUMAN OLMUS SARA BOKKER'E GORE TESETTUR NEYI IFADE EDIYORMUS?
  => RIZIK DUASI NASIL YAPILIR-RIZIK ARTTIRACAK HUSUSLAR NELERDIR?
  => CAN SIKINTIMI NASIL YENERIM? 78
  => COCUGUMUN NAMAZ KILMASINI NASIL TESVIK EDEBILIRIM?
  => TEYEMMUM NASIL ALINIR-YAPILIR-RESIMLERLE ANLATIM?
  => IKINDI NAMAZI NASIL KILINIR?
  => SABAH NAMAZI NASIL KILINIR VIDEOLU TARIFI?
  => AKSAM VE YATSI NAMAZI NASIL KILINIR?
  => OGLE VE IKINDI NAMAZI NASIL KILINIR?VIDEO
  => KABE NASIL YAPILMISTIR-VIDEO IZLE OGREN?
  => ESMA-I HUSNA(ESMA-UL HUSNA)ANLAMLARI-MANASI NEDIR?
  => ISLAMI ACIDAN KADIN PANTOLON GIYEBILIRMI?
  => CEYIZDE OLCU NE OLMALI-HZ FATMA'NIN CEYIZI?
  => NIFAS-LAHUSALIK DONEMI NEDIR-YAPILMASI DINEN YASAK OLAN SEYLER?
  => UMRE NEDIR-NASIL YAPILIR-GIDILIR?
  => EPILASYON CAIZMIDIR?
  => IBADETLERDE KADINLARA SAGLANAN KOLAYLIKLAR NELERDIR?
  => MEKKE'DE NE YENIR-HAC'TA NE YEYICEM?
  => ISTIHAZA-OZUR HANGI SARTLARDA OLUSUR?
  => RAMAZANDA CINSELLIK NASIL OLMALI?
  => KUR'AN-I KERIM'DE ADI GECEN BITKILER HANGILERIDIR?
  => KABE'NIN SIRLARI VIDEO IZLE?
  => HZ.MUHAMMED VE HAYATI IZLE VIDEO?
  => MEKKE'DE EZAN IZLE CANLI YAYIN?
  => ISLAM DINI HAKKINDA TEMEL BILGILER?
  => ISLAMI TEMEL BILGILER-BILIYORMUSUNUZ?
  => KUR'AN OGRENMEK ISTIYORUM-DERSI IZLE-VIDEOLU ANLATIMLA OGREN
  => BIR MUSLUMANIN 24 SAATI?
  => HAC YOLCULUGUNA CIKMADAN ONCE NASIL HAZIRLIK YAPILMALI-NE GEREKLI?
  => OGLUMU-KIZIMI NAMAZA NASIL ALISTIRICAM?
  => HAC VE UMRE NASILIR-YAPILMALI?AYET VE HADISLERLE ANLATIM?
  => HAC VE UMRE NASIL YAPILIR MP3 DINLE OGREN?INDIR-DOWNLOAD ET
  => HAC VE UMRE NASIL YAPILIR.PDF KITAP OKU-INDIR
  => HACCIN YAPILISI-PDF-WORD DOSYASI INDIR-OKU?
  => HAC VE UMRE YOLCULUGU ADABI NASILDIR?PDF-DOC OKU?
  => HAC'TA YAPILAN HATALAR NELERDIR?
  => KUR'AN VE SUNNET ISIGINDA HAC VE UMRE REHBERI INDIR-OKU?
  => HAC'DA KADINLARLA ILGILI HUKUMLER OKU-PDF KITAP-DOC INDIR?
  => HAC'TAKI AMELLERIN HIKMETI NEDIR-KITAP OKU?
  => KALBIN HASTALIKLARI VE BUNLARIN SIFASI ILE ILGILI MAKALE OKU?
  => TOPLUMUN CEVHERI KADINLARA...
  => KADINLARA YONELIK 30 SER'I YASAK NEDIR?ACIKLAMALARIYLA?
  => KADINLARIN MEHRI NE KADARDIR-OLMALIDIR-OKU-INDIR?
  => NAMAZIN ONEMI NEDIR-NE KADAR ONEMLIDIR?ISLAMI ACI...
  => YOLCUNUN NAMAZI VE OURUCU NE ZAMAN-NASIL OLMALIDIR?
  => YASAK VAKITLER NEDIR?NE ZAMAN?
  => CEMAATLE NAMAZ KILMANIN FAZILETLERI NEDIR?
  => BESMELENIN HAYATIMIZDAKI YERI NASIL OLMALI?
  => FARZA GEC KALAN KISI IMAMA NASIL UYMALI?
  => ALISVERIS TUTKUSU ASLINDA HANGI BOSLUGU DOLDURUYOR?
  => NAMAZLARDAN SONRA NEDEN ASIR OKUNUR-HIKMETLERI?
  => BIR ERKEGIN KADINLA TOKALASMASININ HUKMU NEDIR?
  => FATIHA SURESI VE ICERIGI?
  => KABE'NIN MIMARI OZELLIKLERI?TANITIMI
  => NE ICIN YASIYORUZ-NASIL YASIYORUZ?MAKALE
  => NAMAZ KILMANN FIZIKI FAYDALARI?
  => DUA ILE YARDIM ISTEMEK?
  => UMRE NASIL YAPILIR-SA'Y NEDIR?
  => KUR'AN-I KERIM NUZUL SIRASI NASIL?
  => KAZA VE BELALARDAN NASIL KORUNABILIRIZ?
  => TOVBE-ISTIGFAR DUASI NASIL YAPILIR?
  => KUR'AN-I KERIMDE BES VAKIT NAMAZ VARMI?DIYANETIN CEVABI...
  => SIGORTA YAPTIRMAK CAIZMIDIR?
  => KADINLAR BASI ACIK NAMAZ KILABILIRMI?
  => KADINLAR OZEL HALLERINDE HANGI IBADETLERI YAPAMAZLAR?
  => CAMIDE SANDALYEDE NAMAZ KILMAK DOGRUMU?
  => DINI TERIMLER-BU NEDIR-EN DOGRU YANITLARI ILE...
  => DINI KAVRAMLAR SOZLUGU-ANLAMLARI-NEDIR?
  => AHIRETE IMAN KISIYE NE KAZANDIRIR?
  => IMANI ZEDELEYEN ALISILA GELMIS SOZLER(!)
  => KURAN-I KERIM'DE NAMAZ?MUSTAFA ISLAMOGLU
  => www.kuranhalkasi.blogspot.com
  => YURUYEN KUR!AN NASIL OLUNUR-MUSTAFA ISLAMOGLU IZLE?
  => ESMA'UL HUSNA DINLE-OKU?
  => MUSTAFA ISALMOGLU ESMAUL HUSNA (40) EL ALIM - VIDEO IZLE-INDIR
  => MUSTAFA ISLAMOGLU ESMAUL HUSNA-EL HAKIM-IZLE-MP3 INDIR
  => El Kadir - Esmau'l Husna - Mustafa İslamoğlu
  => ESMAUL HUSNA-EL BASIR-IZLE-FACEBOOK SAYFASI
  => ESMAULHUSNA-43.DERS-EL RAKIB-VIDEO IZLE-M.ISLAMOGLU
  => ESMAUL HUSNA (44) - EL HALLAK - VIDEO IZLE-INDIR
  => YURUYEN KURAN NASIL OLUNUR?
  => EVLILIK KADERMIDIR?VIDEO IZLE OGREN
  => CUZ-I IRADE NEDIR?OGREN
  => ALLAH'IN VARLIGINI ISPAT EDEN BUTUN DELILLER VIDEO IZLE...
  => VESVESE NEDIR-IZLE-OGREN?
  => NAMAZ HAKKINDAKI KUR'AN AYETLERI HANGILERIDIR IZLE?
  => OLDUKTEN SONRA DIRILMENIN DELILLERINI IZLE?
  => NAMAZ NASIL KILINIR-RESIMLI ANLATIMLI?
  => YEMEK DUASI NASIL YAPILIR?OKU
  => MIRAC KANDILINDE HANGI DUA OKUNMALI?DUA BU YAZIDA
  => RECEP AYINDA EFENDIMIZ HANGI DUA'YI OKURDU?
  => MEAL ACIKLAMALI KUR'AN DINLE
  => KUR'AN INDIR-MP3-WMV DOWNLOAD
  => KUR'AN MEALI DINLE-RADYOSU
  => FIZILAL-I KUR'AN TEFSIRI(TEK SAYFADA)OKU-SEYYID KUTUB
  => NECM SURESI TEFSIRI-A.AZIZ BAYINDIR
  => SIYER DERSLERI INDIR-MP3-WMV FORMATINDA DİNLE
  => PEYGAMBERIMIZIN HAYATINI IZLE-VIDEO TEK SAYFADA
  => ISLAMI HIC DUYMAYAN BIRISININ AHIRETTEKI DURUMU NEDIR?
  => ESMA-UL HUSNA DERSLERI-SALIH SONMEZ-DINLE-IZLE-INDIR?
  => ISLAMIN ONGORDUGU BIR ORTUNME SEKLI VARMI?
  => BERAAT GECESI HAKKINDA VIDEO IZLE?
  => BAYANLARIN CAMIDE TERAVIH NAMAZINA GITMESI DOGRUMU?HUKMU NEDIR
  => COCUGUMU ORUC TUTMAYA NASIL ALISTIRABLIRIM?
  => SICAKLARDA ORUC TUTMANIN KOLAY YOLLARI?
  => KADIR GECESINDE NASIL DUA EDILMELI-NE YAPILAMALI-VIDEO IZLE?
  => NAMAZLARIN AKSATILMASI SORUNU?
  => M.ISLAMOGLU-(51)ESMAUL HUSNA-EL HAYY-EL KAYYUM IZLE
  => ESMA 52-El Hallak-El Azim-iZLE.iNDiR
  => ESMA (53) EL KERiM - ES SEMii (E)
  => MUSTAFA iSLAMOĞLU--ESMA (54) (1. BÖLÜM-iZLE) EL MUKTEDiR
  => MUSTAFA iSLAMOĞLU-ESMA (54) ( 2. BÖLÜM ) EL MELiK iZLE
  => MUSTAFA iSLAMOGLU-ESMA (55) EL VAHHAB - EL VAHiD iZLE
  => SABAH NAMAZINA NASIL KALKILIR?
  => TEYEMMUM NASIL ALINIR-YAPILIR?
  => NAMAZ VAKITLERI?
  => TERAVIH NAMAZI NASIL KILINIR-VIDEOLU ANLATIM
  => NAMAZI BOZAN SEYLER VE SEHV SECDESI NASIL YAPILIR?VIDEO
  => NAMAZIN FARZLARI NEDIR-VIDEO?
  => HASAN DURSUN"ISMI NUR EFENDIM"DINLE-VIDEO IZLE?
  => RAMAZAN-ORUC ILE ILGILI MERAK EDILENLER
  => BIZ ORUC TUTARKEN METABOLIZMAMIZ NE YAPAR?
  => ORUC NASIL ACILMALI?
  => Amener Resulu Kabe İmamı- Arapça Okunuşu ve Türkçe Anlamı
  => MUSTAFA ISLAMOGLU-ORJINAL NAMAZ?
  => ISLAMI ACIDAN MUZIK DINLEMENIN SINIRI NE OLMALI?
  => El Esmau'l Husna Dersleri 64 El Mursil-Mustafa islamoglu
  => YASAR NURI OZTURK VE MUSTAFA ISLAMOGLU-SOZ VE ISIK-STARTV
  => ONLINE KURAN DINLE
  => Mustafa İslamoğlu Cuma Hutbesi 18-01-13
  => Mustafa İslamoğlu'nun "Pasif İyiden Aktif İyiye" Eseri
  => El Esmâu'l Hüsnâ Dersleri 74 El Hakem - Eş Şâkir Mustafa İslamoğlu
  => KUR'AN NESLI INSASI?
  => ISLAMI ACIDAN EVLILIK VE BOSANMA?
  => Hitâmuhu Misk 2 Esma-i Hüsna Programı izle
  => GELECEK 1000 YIL INSASI-M.ISLAMOĞLU
  => Ramazan Ayinda Uyku Duzeni Nasil Saglanir?
  => ORUC TUTARKEN NASIL TAHMMULLU OLUNUR?
  => Tarihi-Amaci ve Ahkami Yonuyle Kurban?
  => HZ. ALI (r.a)'DAN OGUTLER?
  => HZ. OSMAN(R.A)'DAN OGUTLER
  => MEVLIT KANDILINDE HANGI DUALAR OKUNUR?
  => 2017 HAC UCRETI NE KADAR?
  => 2017 DIYANET UMRE FIYATLARI NE KADAR?
  => UMRE NASIL YAPILIR?
  => Parfüm Kullanmak Abdesti Bozar mı?
  => KOLANYA ABDESTI BOZAR MI?
  => PARFUM SIKILMIS ELBISE ILE NAMAZ KILINIR MI?
  SPOR NASIL YAPICAM
  YEMEK NASIL YAPICAM
  YENI LEZZETLI BALIK TARIFLERI?
  ORGU-DIKIS-DANTEL
  OGRENCIYIM NASIL YAPICAM
  KEYIF NASIL YAPICAM
  MEMURUM NASIL YAPICAM
  ASTROLOJI-BURCLAR NASIL YAPICAM
  MOTORLU ARACLAR NASIL YAPICAM
  INTERNET-WEBMASTER DESTEK
  ILISKILER NASIL YAPICAM
  SANAT NASIL YAPICAM
  GEZMEK ISTIYORUM NASIL YAPICAM
  PRATIK BILGILER NASIL-VIDEO IZLE?
  ♂♀ CINSEL YASAM NASIL YAPILIR?
  BEDAVA KRAL OYUN OYNA?
  GIZLILIK POLITIKASI -KULLANIM SARTLARI-YASAL UYARI
  SITE ISTATIKLERIMIZ
  SITE EKLE-HIT-BACKLINK
  ZIYARETCI YORUMLARI
  ILETISIM SAYFASI
  SITEMAP-RSS
NASILYAPICAMTR.COMSTRONG GAMER GOZNURUNET.COM

MUTLU BIR HAYATA NASIL KAVUSULUR?SIRLARI NELERDIR-YOLLARI-FORMULLERI?


MUTLU BİR HAYAT İÇİN

Bütün hamdler kendisinin olan Allah'a hamdolsun. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka hiçbir
ilâh yoktur. Bir ve tektir, O'nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed Allah'ın
kulu ve Rasûlüdür. Allah'ın salât ve selâmı ona, âline ve ashabına olsun.
Kalbin rahatlığa ve huzura ermesi; keder ve üzüntülerinin bitmesi, bütün insanların istediği
bir şeydir. Ancak bu yolla hoş ve güzel bir hayat gerçekleşir. Neşe ve sevinç kemale erer.
Bunun dinî bir takım yolları, tabiî ve amelî birtakım sebepleri vardır. Bunların hepsinin
bir arada bulunması ise ancak mü'minler için sözkonusudur. Onların dışındakilere gelince,
aralarındaki akıl sahiplerinin uğrunda çalıştıkları bazı sebep ve yollarla, bunu kısmen elde
edenler olabilir. Ancak netice itibariyle daha güzel, daha kalıcı ve daha faydalı bir
şekilde ve çeşitli yollarla bunu elde edemezler.
Ben bu kitapçığımda herkesin ulaşmak için uğraştığı bu önemli hedefe götüren sebeplerden
hatırıma gelenleri sözkonusu edeceğim. Bu uğurda çalışanların kimisi bunu sağlayan
sebeplerin bir çoğunu isabetle elde edebilmiş, bunun sonucu olarak rahat bir hayat
yaşayabilmiş, güzel bir şekilde geçinip gitmiştir. Kimileri ise bu sebeplerin tamamını elden
kaçırmış, buna bağlı olarak bedbaht bir hayat yaşamış ve sefalet içerisinde bir ömür
sürmüştür. Kimisi de bu hususta kendisine verilen tevfike uygun olarak ikisi arasında
olabilmiştir.
Başarı Allah'tandır. Her türlü hayrı elde etmek, her türlü kötülükten korunmak için sadece
O'ndan yardım isteriz.

Mutlu Bir Hayata Ulaşmanın Yolu

Böyle bir hayata ulaşmanın en büyük sebebi ve temeli iman ve salih ameldir. Yüce Allah şöyle
buyurmaktadır:
"Erkek olsun, kadın olsun kim mü'min olduğu halde salih amel işlerse biz şüphesiz ona çok
güzel bir hayat yaşatırız ve onları elbette işlediklerinin en güzeli ile de
mükafâtlandıracağız." (en-Nahl, 16/97)
Yüce Allah iman ve salih amele sahip olan kimselere bu dünya hayatında hoş bir hayat
yaşatacağını, ayrıca hem bu dünyada, hem de ebedî kalınacak diyarda güzel bir mükâfat
vereceğini haber vermekte ve vaadetmektedir. Bunun sebebi gayet açıktır: Kalplerine yerleşen
sahih Allah İnancının neticesi olarak müminlerden, dünya ve ahiret hayatını ıslah eden
ameller ortaya çıkar. Onlar öyle birtakım ilke ve esaslara sahiptirler ki, elde ettikleri
sevinç ve neşe sebepleriyle, üzüntü, keder ve sıkıntı hallerini en uygun şekilde
karşılarlar.
Onlar sevinç ve neşe gerektiren halleri kabul ile karşılar, onlara şükreder ve bunları
faydalı olacak alanlarda kullanırlar. Bütün bunları bu şekilde değerlendirmeleri onların
daha çok sevinmelerine, bu güzel hallerin devamına ve bereketlenmesine, şükredenlerin
mükâfatını ümit etmelerine, kendilerinde çok mutlu ve huzurlu bir halin ortaya çıkmasına
sebep olur.
Böylelikle bunların sebep oldukları hayırlar ve bereketler, bu hayırlı amellerin ortaya
çıkardığı semereden daha üstün sevinçlere ve bereketlere ulaştırır.
Yine bu iman ve salih amel sahipleri kederleri, sıkıntıları, üzüntüleri, kendileri için
mümkün olan şekilde direnç ile karşılar; imkânları çerçevesinde bunların sıkıntılarını
hafifletirler, kaçınılmaz olan şeylere de güzel bir sabır ile katlanırlar.
Böylelikle hoşlanmadıkları şeylerin ardından faydalı direnç, deneyim, güç, sabır, ecir ve
mükâfat ümidi gibi öyle büyük sonuçlara ulaşırlar ki, hoş olmayan o halleri kaybolur gider
ve onların yerini sevinç ve güzel ümitler, Allah'ın lütuf ve sevabını bekleyiş alır. Nitekim
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem bunu sahih hadis olarak bize aktarılan şu sözleriyle
ifade etmiş bulunmaktadır:
"Müminin işine hayret doğrusu! Onun bütün işleri hayırdır. Çünkü ona sevindirecek bir şey
isabet ederse şükreder, bu onun için hayır olur. Ona bir sıkıntı isabet ederse sabreder, bu
da onun için hayır olur ve bu sadece mü'min için sözkonusudur."
Bu hadis bize mü'minin ister hoşuna gitsin, ister gitmesin, karşı karşıya kaldığı bütün
hallerin neticesinde elde edeceği ganimeti ve hayrı ayrıca mahsülünün katlanacağını haber
vermektedir.
Bizler hayır ya da şer hallerden herhangi birisi ile karşı karşıya kalan iki farklı kimsenin
bu hadiseyi karşılamakta pek büyük ölçüde farklı tavırlar sergilediklerini görebiliyoruz.
Bu, onların iman ve salih amel noktasındaki farklılıklarına göre değişir. İman ve salih
amele sahip bir kimse, hayrı ve şerri sözünü ettiğimiz şükür, sabır ve buna bağlı olan
hususlar ile karşılar. Böylelikle sevinir, neşelenir, keder ve üzüntüsü, huzursuzluğu,
sıkıntıları yok olur, böylece bedbaht bir hayat sürmesi sözkonusu olmaz. Bu dünyada hoş ve
temiz bir hayat yaşar.
İman ve salih amel niteliklerine sahip olmayan kişi ise sevdiği halleri azgınlıkla ve
şımarıklıkla hayvanların karşıladıkları gibi açgözlülükle ve cimrilikle karşılar. Ama asla
kalbi rahat etmez. Çoğunlukla kalbi ve düşüncesi darmadağınıktır. Çünkü sevdiklerinin
elinden gitmesinden korkmakta ve devamlı onlardan zevk almasını engelleyen şeyleri nasıl
bertaraf edeceğini düşünmektedir. Ayrıca insan nefsi belli bir noktada da durmaz, aksine
sürekli bir şekilde daha fazlasını ve değişiğini arzu eder. Ancak bu sınırsız istekler bazen
vücuda gelir, bazen vücuda gelemez. Faraza bu isteklerin hepsinin yerine geldiğini kabul
etsek bile böyle bir kimse, sözü geçen sebeplerden ötürü yine huzursuz ve tedirgindir.
Hoşuna gitmeyen halleri ise huzursuzlukla, sabırsızlıkla, korku ve endişelerle karşılar.
Bundan ötürü hayatta karşı karşıya kalacağı bedbahtlıkları, fikri ve sinirsel
rahatsızlıkları, bazen en kötü hallere ve en çok rahatsız eden noktalara ulaşacak korkuları
sorma gitsin.
Çünkü böyle bir kimse ne bu hallerinden dolayı herhangi bir sevap ümid edebilir. Ne de
kendisini teselli edecek ve sıkıntılarını hafifletecek sabır ve takati bulabilir.
Bütün bunlar tecrübe ile görülen şeylerdir. Bu türden sadece bir örnek üzerinde düşünülecek
ve insanların durumuna uygulanacak olursa; imanı gereğince amel eden mü'min ile böyle
olmayan kimse arasındaki pek büyük fark görülebilecektir.
Din, Allah'ın rızkına ve kulların lütuf ve çeşitli ihsanlarıyla verdiklerine kanaat etmeyi
son derece teşvik eder. Mü'min bir kimsenin hastalığa, fakirliğe ya da buna benzer herkesin
maruz kalabileceği herhangi bir hale müptelâ olacak olursa, sahip olduğu iman, kanaatkârlık,
Allah'ın kendine verdiği kısmete rıza gösterme gibi sıfatları dolayısıyla gözünün aydın,
rahat ve huzur içerisinde olduğunu, kalbiyle kendisi için takdir edilmemiş herhangi bir işi
talep etmediğini, daima kendisinden aşağı mertebede olanlara baktığını, kendisinden yukarıda
olanlara göz dikmediğini görürüz.
Hatta bazen onun sevinç, neşe ve rahatının, bütün dünyevî istekleri elde etmiş fakat
kendisine kanaat verilmemiş olan kimseden daha da ileriye gittiğini görebiliriz.
Diğer taraftan imanı gereğince amelde bulunmayan bir kimsenin, fakirlik yahut bazı dünyevî
istekleri ele geçirememek gibi bir hale mübtelâ olduğu zaman son derece bedbaht ve sıkıntılı
olduğunu görürüz.
Ayrıca korkmaya sebep teşkil eden hadiseler vücuda gelir ve insanı tedirgin eden olaylar
başgösterirse, imanı sağlam, kalbi sebat içinde, ruhu mutmain, karşı karşıya kaldığı bir
olayı takati çerçevesindeki düşünce, söz ve amel ile yönlendirebilme imkânına sahip olan bir
kimse; başına gelen bu rahatsız edici olaya kendisini hazırlamış olur. Bunlar insanı
rahatlatan ve kalbine sebat veren hallerdir.
Diğer taraftan iman sahibi olmayan bir kimse, bu durumun tam aksine korkutucu hallerle
karşılaştığı zaman, kalbi bunlara tahammül etmez, sinirleri gerginleşir, düşünceleri
dağınıklaşır, korku ve dehşet onu alır, gerçek mahiyetini anlatmaya imkân olmayacak şekilde
derunî bir huzursuzluk ve haricî korkular etrafını sarar.
Böyle bir insan tipi eğer uzunca eğitime gerek duyan tabiî birtakım sebeplere sahip
olmayacak olursa, gücü yıkılır, sinirleri gerilir. Buna sebep ise özellikle zorlu haller ve
rahatsız eden ve üzen durumlar karşısında sabra götüren imanının bulunmayışıdır.
Salih ve fasık, mü'min ve kâfir; “zamanla, elde edilebilecek şecaat”i kazanmak bakımından
birbirleriyle ortaktırlar. Korkuları azaltan ve hafifleten güdüler bakımından da
birbirleriyle ortaktırlar. Fakat mü'min iman kuvveti, sabrı, Allah'a tevekkülü, O'na güvenip
dayanması ve O'ndan mükâfat umması bakımından kahramanlığını daha da arttıracak, korkunun
kendi üzerindeki etkisini azaltacak, zorlukları hafifletecek diğerinin sahip olmadığı başka
imkânlara da sahiptir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz o acı gibi acı çekiyorlar. Üstelik
siz Allah'tan onların ümid edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz." (en-Nisâ, 4/104)
Böylelikle onlar korkuları darmadağın eden Allah'ın yardımını, birlikteliğini ve imdadını
elde ederler.
Yine yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Sabrediniz muhakkak Allah sabredenlerle beraberdir." (el-Enfâl, 8/46)
Üzüntüyü, kederi ve tedirginliği ortadan kaldıran sebeplerden birisi de güzel sözlerle,
davranışlarla, türlü iyiliklerle ihsanda bulunmaktır. Çünkü bunların hepsi hayırdır,
iyiliktir. Yüce Allah yapılan iyiliklere göre hem iyi kimselerden hem de kötülerden üzüntü
ve kederleri bertaraf eder.
Fakat mü'minin bunlardan alacağı pay daha fazladır. Çünkü o, yaptığı iyiliği ihlâsla ve
Allah'ın mükâfatını umarak yapmakla böyle olmayandan ayırdedilir. Bu nedenle yüce Allah ona
ümid ettiği hayır sebebiyle iyiliği karşılıksız olarak yapmasını da kolaylaştırır. İhlâsı ve
mükâfatı Allah'tan ümit ettiği için hoşuna gitmeyen pekçok şeyi de ondan uzaklaştırır.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
"Bir sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı yahut insanlar arasını düzeltmeyi
emredeninkinden başka, onların fısıldaşmalarının bir çoğunda hayır yoktur. Kim Allah'ın
rızasını gözeterek böyle yaparsa, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz." (en-Nisâ, 4/114)
Yüce Allah, bütün bu hususları kim yaparsa yapsın, yapılanın hayır olduğunu haber
vermektedir. Hayır, hayrı getirir ve şerri uzaklaştırır. Aynı şekilde yaptığı hayrın
mükâfatını Allah'tan umana da Allah pek büyük bir ecir verir. Pek büyük ecrin kapsamı
içerisinde sıkıntıların, kederlerin ve benzeri hallerin son bulması da vardır.

Huzursuzluğu Önlemenin Yolları

Sinir gerginliğinden ve kalbin üzücü hususlarla meşgul oluşundan ortaya çıkan huzursuzluğu
önlemenin yollarından birisi de herhangi bir işle ya da faydalı bir ilimle uğraşmaktır.
Çünkü bu yolla kalp oyalanarak kendisini huzursuz eden o hususla meşgul olmaz. Belki de bu
yolla kişi kendisini üzen ve kederlendiren hususları unutur, sevinir ve çalışma azim ve
gayreti daha da artar.
Bu sebep de mü'min olan ile olmayan arasında ortaktır. Fakat mü'min imanı, ihlâsı ve
öğrendiği yahut öğrettiği o ilimle meşgul olduğundan ötürü “Allah'tan ecir ummakla” mü'min
olmayandan ayrılır.
Yaptığı hayırlı iş eğer bir ibadet ise o ibadetle uğraşmış olur. Şayet dünyevî bir iş ve
dünyevî bir alışkanlık ise salih bir niyet ile birlikte bu işi yapmış ve bu yolla yüce
Allah'a itaat etmek için destek bulma maksadını gütmüş olur. Bunun ise üzüntü, keder ve
hüzünleri önlemekte faal bir etkisi vardır. Huzursuzluk ve yakasını bırakmayan kederlere
müptelâ olmuş nice insan vardır ki, türlü hastalıklara düçar olmuşlardır. Böylelerinin,
kendisini kederlendiren ve huzursuzluğa sevkeden sebebi unutmak ve bu keder ve üzüntü ile
uğraşmasına fırsat bırakmayacak meşguliyetlere dalmaktan başka ilaçları olmamıştır.
Ayrıca böyle birisinin uğraştığı işinde ruhun ünsiyet edeceği ve arzulayacağı türden olması
gerekir. Çünkü bu faydalı maksadı elde etmeyi daha bir gerçekleştirir. Doğrusunu en iyi
bilen Allah'tır.
Keder ve üzüntüyü önlemenin çarelerinden birisi de, bütün düşünceyi o günün işine toplamak
ve geleceği düşünmekten, geçmişteki üzüntüleri de hatırına getirmekten uzaklaşmaktır. Bundan
dolayı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem keder ve üzüntüden Allah'a sığınmıştır. Çünkü
geçmiş işler için kederlenmek onları geri çevirmez, telafi etme imkânını da vermez. Gelecek
adına duyulan korku sebebiyle meydana gelen üzüntünün de faydası yoktur. O halde kul, gününe
bakmalıdır. Bütün gayret ve çabasını hali hazırdaki gününü ve zamanını düzeltmeye
odaklaştırmalıdır. Kalbin bu noktada odaklaşması amelleri mükemmelleştirme sonucunu getirir
ve bu yolla kul keder ve üzüntüden uzaklaşır, teselli bulur.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir duada bulunduğu yahut ümmetine bir duayı irşad
ettiği vakit Allah'tan yardım istemek ve O'nun lütfuna ümit beslemekle birlikte o istemenin
tahakkuku için gerekli çaba ve gayreti göstermeyi de teşvik ederdi. Böylelikle gerçekleşmesi
için dua ettiği hususun meydana gelmesinin ve uzaklaştırılmasını duasında istediği
hususlardan uzak kalmanın yollarını gösterir.
Çünkü dua amel ile birliktedir.
Kul, dininde ve dünyasında kendisine fayda sağlayacak şekilde çalışıp çabalar. Diğer
taraftan Rabbinden bu maksadında başarı ihsan etmesini ve bunun için kendisine yardım
etmesini diler. Nitekim Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
"Sana fayda sağlayan işe sımsıkı sarıl, Allah'tan yardım dile, âcizlik gösterme. Eğer sana
bir şey isabet ederse, sakın ha! Eğer böyle yapsaydım şöyle şöyle olurdu deme. Bunun yerine,
Allah takdir etti ve dilediğini yaptı de. Çünkü "eğer" şeytanın ameline kapı açar."
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem böylelikle her durumda faydalı olan işlere sıkıca
sarılmayı ve bununla birlikte Allah'tan yardım dilemeyi, zararlı olan ve tembelliğin kendisi
demek olan âcizliğe boyun eğmemeyi, diğer taraftan kaderin gerçekleşen emirlerine teslimiyet
göstermeyi, Allah'ın kaza ve kaderini görmeyi emretmektedir.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem karşılaşılan işleri iki kısma ayırmıştır:
1. Bir kısım işleri kısmen ya da tamamen elde etmek için kulun çalışması yahut onu defetmesi
ya da hafifletmesi mümkündür. Bu gibi hususlar için kul bütün gayretini ortaya koyar ve
Rabbinden yardım ister.
2. Bir kısım işlerde ise buna imkân yoktur. Bu gibi işleri kul huzurla kabullenir, rıza ve
teslimiyet ile karşılar.
Şüphesiz bu esası gözönünde bulundurmak, sevinmeye ve üzüntü ve kederi gidermeye bir
sebeptir.

Kalbe Huzur ve Rahatlık Veren Sebepler

Kalbi rahatlatan, kalbe huzur veren en büyük sebeplerden birisi Allah'ı çokça anmaktır. Hiç
şüphesiz bunun kalbin rahat ve huzur bulmasında, üzüntü ve kederinin ortadan kalkmasında pek
büyük bir etkisi vardır. Yüce Allah: "Haberiniz olsun ki kalbler ancak Allah'ı anmakla huzur
bulur." (er-Râd, 13/28) diye buyurmaktadır. Allah'ı anmak, sahip olduğu bu özellik ve kulun
bundan dolayı beklediği sevap ve mükâfat sebebiyle hedefin gerçekleşmesinde pek büyük bir
etki sahibidır.
Allah'ın gizli ve açık nimetlerini anlatmak, onları dile getirmek de böyledir. Şüphesiz bu
nimetleri bilmek ve onları dile getirmek suretiyle yüce Allah üzüntü ve kederi giderir, bu
yolla kulu mertebelerin en yücesi ve üstünü olan şükre iletir. Hatta kul fakir, hasta yahut
daha başka türlü belâlara müptelâ olsa bile durum böyledir. Çünkü o, üzerinde sayılamayacak
kadar çok olan Allah'ın nimetleri ile; karşı karşıya kaldığı hoşuna gitmeyen halleri
birbirleriyle kıyaslayacak olursa, bu hoşuna gitmeyen hallerin üzerindeki nimetlere göre
sözedilmeye bile değmediğini görür.
Hatta yüce Allah kuluna birtakım musibetler ve hoşuna gitmeyecek şeyler gösterse bile kul bu
halinde sabır, rıza ve teslimiyet görevini yerine getirir ve bunların ona vereceği sıkıntı
azalır ve bu sıkıntıların külfeti hafifler. Bunların ecir ve mükafatını ümit etmesi, sabır
ve rıza görevleri ile Allah'a ibadet etmesi telkin edildiğinde kul bunları kabullenirse, acı
şeyler tatlı oluverir. O tatlı mükâfatlar, hoşuna gitmeyen şeylere karşı gösterdiği sabrın
acısını ona unutturur.
Bu hususta en faydalı şeylerden birisi de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu sahih
hadiste gösterdiği yolu izlemektir. O buyuruyor ki: "Sizden daha aşağı durumda olanlara
bakınız. Sizden yukarıda olanlara bakmayınız. Çünkü böyle yapmanız Allah'ın üzerinizdeki
nimetini küçümsememenize daha uygundur."
Şüphesiz kul bu önemli noktayı gözönünde bulunduracak olursa, kesinlikle afiyet, rızık ve
bunlara bağlı hususlarda pekçok kimseden daha üstün olduğunu görecektir. Durumu ne olursa
olsun bu böyledir.
Bunun sonucunda huzursuzluğu, üzüntü ve kederi gidecek, kendisinden daha alt mertebede
bulunan başkalarına göre nimetler açısından üstün olduğunu görüp Allah'ın nimetleri
karşısında duyacağı sevinç ve neşe daha da artacaktır.
Kul Allah'ın gizli ve açık, dinî ve dünyevî nimetleri üzerinde ne kadar çok dikkatle durur
ve düşünürse, Rabbinin kendisine pekçok hayırlar vermiş olduğunu, ondan sayılamayacak kadar
çok şerleri uzaklaştırmış olduğunu görecektir. Şüphesiz ki bu, üzüntü ve kederleri giderir,
sevinci ve neşeyi getirir.

Üzüntünün Sebeplerini Ortadan Kaldırmaya, Sevinmenin Yollarını Gerçekleştirmeye Çalışmak

Sevinmeyi gerektiren üzüntü ve kederi gideren sebeplerden birisi de kederleri getiren
sebepleri ortadan kaldırmak ve sevinmeyi sağlayan sebepleri gerçekleştirmeye çalışmaktır.
Bu ise kendisi için önlemesine imkân bulunmayan, hoşuna gitmeyecek geçmiş durumları
unutmakla ve düşüncesini bu gibi şeylerle meşgul etmenin abes ve imkânsız işlerle uğraşmak
kabilinden olduğunu bilmekle, bu işin ahmaklık ve delilik olduğunu kabul etmekle olur. Bu
sebeple bunlar üzerinde düşünmeye karşı mücadele verir. Aynı şekilde gelecekteki hallere ve
kapısını çalacağından çekindiği fakirlik, korku ve buna benzer hayatının gelecek
dönemlerinde karşılaşmayı hayalinden geçirdiği hoş olmayan diğer hususlara karşı da direnir.
Şunu da bilir ki; gelecekte ne olacak; hayır mı, şer mi, beklenen, umulan şeyler mi, acı
şeyler mi bilinmez. Her şey mutlak kadir ve hikmeti sonsuz olan Yüce Allah’ın elindedir.
Kulların elinde olan, bunların hayırlı olanlarını elde etmek, zararlılarını önlemek için
çalışmaktan ibarettir.
Kul şunu da bilmelidir ki, o gelecekteki haller dolayısıyla tedirginlik düşüncesini
uzaklaştıracak olup da geleceğinin ıslahı için Rabbine tevekkül eder ve bu hususta ona
güvenirse kalbi huzura kavuşur, halleri ıslah olur, keder ve huzursuzluğu yok olur gider.
Geleceği gözönünde bulundurmak noktasında en faydalı hususlardan birisi de Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem’in yaptığı şu duayı yapmaya devam etmektir:
"Allah'ım, işimi, hatadan korumayı sağlayan dinimi, içinde maişetimin bulunduğu dünyamı,
kendisine döneceğim âhiretimi ıslah et! Hayatı benim için herbir hayrın artışına vesile kıl,
ölümü de benim için her türlü kötülükten rahat bulmaya sebep kıl!"
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu duası da böyledir:
"Allah'ım ben, senin rahmetini ümit ederim. Sen beni bana bir göz açıp kırpacak kadar bir
süre dahi bırakma. Benim için bütün hallerimi ıslah et. Senden başka hiçbir ilah yoktur."
Kul geleceğinde dinî ve dünyevî salâhının sözkonusu edildiği bu duayı uyanık bir kalp ve
samimi bir niyet ile dile getirmekle birlikte, bunları gerçekleştirecek hususlar için de
gerekli gayreti ortaya koyarsa, yüce Allah onun için duasında istediği ve ümit edip kendisi
için amel ettiği hedefi gerçekleştirir. Böylece kişinin kederi sevinç ve neşeye dönüşür.

Üzüntü ve Kederi Gideren Sebepler

Kulun birtakım musibetlerle karşı karşıya kalması halinde üzüntü ve kederini ortadan
kaldıracak en faydalı sebeplerden birisi de işin sonunda varabileceği en kötü ihtimalleri
gözönünde bulundurması, kendisini buna hazırlaması, böylece keder ve sıkıntıları
hafifletmeye çalışmasıdır.
Böyle bir iş yaptığı takdirde imkânı ölçüsünde hafifletilmesi mümkün olan şeyler hafiflemeye
başlar. Bu şekilde kendisini alıştırmak üzüntüleri, kederleri dağıtır. Bunun yerine faydalı
olan hususları elde etmek, kul için kaldırılması mümkün olan zararları bertaraf etmek için
çalışma gayreti devreye girer.
Korku duymasına sebep teşkil eden hususlar, hastalık sebepleri, fakirlik ve sevdiği pekçok
şeylerden mahrum kalmanın sebepleri başgösterecek olursa, bunları huzurla ve nefsini bunlara
hazırlamış bir halde karşılayabilmelidir. Hatta bunlardan daha ağır hallere de kendisini
hazırlamış olmalıdır. Çünkü insanın nefsini hoş olmayan şeylere katlanmaya hazırlaması, bu
hoş olmayan şeylerin yükünü hafifletir, onların şiddetini azaltır.
Özellikle de gücü yettiği kadarıyla da bunlara karşı direnmek için kendisini uğraştırırsa,
bu durumda o kişi hoş olmayan bu hallere nefsini hazırlamakla birlikte, musibetler
dolayısıyla kederlenmesine fırsat vermeyen faydalı çalışmaları da ortaya koymuş, hoş olmayan
şeylere karşı direnmek için gücünü tazelemek üzere nefsine karşı mücadele vermiş, aynı
zamanda bütün bu hususlarda yüce Allah'a dayanmış, O'na güzel bir şekilde bel bağlamış olur.
Şüphesiz bu işlerin sevincin ve gönül rahatlığının gerçekleşmesinde pek büyük bir faydası
vardır. Bununla beraber kul ayrıca dünya ve âhirette ilâhî mükâfatı da ümit edebilir. Bu
görülmüş ve denenmiş bir husustur. Bu yolu deneyenler ve faydasını görenler de gerçekten
çoktur.

Kalbin Asabi Rahatsızlıklarının En Önemli İlaçları

Kalbin asabî hastalıklarının hatta bedenî hastalıkların en büyük ilaçlarından birisi de
kalbî metanet sahibi olmak ve kalbin kötü düşüncelerin sebep olduğu türlü vehim ve
hayallerden etkilenmemesi, onların tesiri altında kalmamasıdır. Çünkü insan hayallere teslim
olur ve kalbi; hastalık ve buna benzer şeylerden korkmak, gibi acı verici sebepleri
vehmederse, kızmak ve şaşırmaktan, hoş olmayan olayların başgösterip, sevilen ve arzu
edilenlerin elden gideceğini beklemekten oldukça etkilenir ve tedirgin olur. Bu hal onu
üzüntülere, kederlere, kalbî ve bedenî hastalıklara düşürür. Kötü etkileri olan asabî
çöküntüye iter.
İnsanlar ise bunların pekçok zararlarını görmüş bulunmaktadır. Halbuki kalp Allah'a güvenir,
O'na tevekkül eder ve vehimlere teslim olmazsa, kötü hayaller ona hakim olamaz. Allah'ın
lütfuna ümit bağlarsa onun üzüntü ve kederleri uzaklaşır, bedenî ve kalbî pekçok hastalığı
şifa bulur. Kalp anlatılamayacak kadar büyük çapta güç, rahatlık ve sevinç bulur.
Kötü vehim ve fâsid hayallerin sebep olduğu hastalıklara müptelâ kimseler hastahaneleri
doldurmaktadır. Bu hususlar zayıflar bir tarafa güçlü kimselerin dahi kalplerini çok
etkilemiş birçok kimseyi çeşitli derecelerdeki deliliklere düçar kılmıştır. Afiyet bulanlar
ise, Allah'ın afiyet verdikleri ile kalplerini güçlendiren, kalbin huzursuzluğunu önleyen
faydalı yolları elde etmek için nefsine karşı mücahede edebilen kimselerdir. Yüce Allah
şöyle buyurmaktadır:
"Kim Allah'a tevekkül ederse şüphesiz Allah ona yeter." (et-Talak, 65/3)
Yani din ve dünyası ile ilgili kendisini sıkıntıya düşüren, rahatsız eden bütün hususlarda
Allah ona yeter. Çünkü Allah'a tevekkül eden kimsenin kalbi güçlüdür, vehimler o kalbi
etkilemez, olaylar onu sarsmaz. Böyle bir halin ruhun zayıflığından, güçsüzlüğünden ve
gerçekle ilgisi olmayan korkulardan kaynaklandığını bilir. Bununla birlikte yüce Allah'ın,
kendisine tevekkül eden kimselere tam anlamıyla yeteceğini garantilediğini bilir.
Dolayısıyla Allah'a güvenir, Allah'ın vaadine tam anlamıyla güven besler. Kederi,
huzursuzluğu ortadan kalkar. Zorluğu kolaylığa, üzüntüsü sevince, korkusu güvenliğe dönüşür.
Yüce Allah'tan afiyetini ve bize kalp kuvvet ve sebatını, sahiplerine hertürlü hayrı
tekeffül ettiği tam tevekkülü ihsan buyurmasını, hoşlanmadığımız herbir hali ve sıkıntıyı
bizden uzaklaştırmasını niyaz ederiz.

Arkadaşının Kusurunu Görme! Görevini Yerine Getirmeye Çalış!

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in: "Mü'min bir erkek (eşi olan) mü'min hanımından
nefret etmesin. Çünkü onun bir huyundan hoşlanmıyor ise de bir başka huyundan
hoşlanıyordur." hadisinden son derece önemli iki ibret çıkartabiliriz:
Birincisi: Eşe, yakına, arkadaşa ve karşılıklı ilişkide bulunulan, herhangi bir ilişki ve
bağlantı kurulan kimselere karşı doğru davranışı göstermek ve kişinin kendisini bunların
herbirisinde bir kusur, bir eksiklik yahut hoşuna gitmeyecek bir halin bulunabileceğine
alıştırması.
Böyle bir hal bulunduğu takdirde sana düşen görev onunla güçlü bir ilişkiyi ve sevgiyi
sürdürme görevini; onda bulunan güzellikleri, onunla bu ilişkileri sürdürmeyi gerektiren
özel ve genel amaçları düşünmeyen ve gördüğün haller ile bunları kıyaslamandır. Bu şekilde
kötülükleri görmezlikten gelip, güzel tarafları gözönünde bulundurulur ise arkadaşlık ve
ilişki süreklilik kazanır. Rahata ve huzura kavuşulur. Bu yolla da:
İkinci ibret diye sözkonusu edeceğimiz üzüntü ve keder ortadan kalkar, samimi ve art
niyetsiz ilişkiler devam eder, vacip ve müstehap hakların yerine getirilmesine devam edilir.
Her iki taraf ta rahat ve huzura kavuşur.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in sözünü ettiği bu yolu izlemeyenler, söylenileni
ters yüz ederek kötülüklere ve kusurlara gözünü dikip, güzelliklere karşı kör davrananlar
kaçınılmaz olarak huzursuz olacaklardır. Böyle bir kimse ile arasında sevgi bağı bulunan
kimselerin ilişkileri bulanacak, herbirisinin korumakla yükümlü olduğu pekçok hak yerine
getirilmeyerek, darmadağın edilecektir.
Yüce hedeflere doğru koşan pekçok kimse, çeşitli musibet ve rahatsız edici olayların meydana
gelmesi halinde, kendilerini sabra ve sükûnete alıştırırlar. Fakat basit ve önemsiz
hadiseler ortaya çıkınca hemen tedirgin olurlar, huzurları bozulur. Bunun sebebi, onların
büyük ve önemli işler için kendilerini alıştırırken basit işlerde aynı şeyi terketmiş
olmalarıdır. Bu hal onlara zararlı olur ve rahatlarını olumsuz olarak etkiler.
Kesin kararlılık sahibi kimseler ise kendilerini küçük ve büyük her türlü olumsuzluklara
hazırlarlar ve Allah'tan bunlara karşı kendilerine yardımcı olmasını, kendilerini bir göz
açıp kırpacak kadar bir süre dahi kendilerine bırakmaması için Allah'a dua ederler.
İşte o zaman büyük zorluklar kişiye kolay geldiği gibi, küçükleri de kolay gelir ve ruhu
sükûnete, kalbi de rahata erişmiş olur.

Sağlıklı Hayat

Aklı başında olan şunu bilsin ki, sağlıklı hayat mutlu, rahat ve huzur içerisinde yaşanan
hayattır. Böyle bir hayat ta oldukça kısadır. Dolayısıyla kederlere ve üzüntülere kendisini
teslim etmekle bunu daha da kısaltmamalıdır. Çünkü böyle bir tutum sağlıklı hayat ile
çelişkilidir. Kişi keder ve üzüntülerin sağlıklı hayatının birçoğunu alıp götürmesine fırsat
vermemelidir.
Bu hususta iyi ve kötü arasında da fark yoktur. Fakat mü'minin böyle bir niteliği elde etme
imkânı daha yüksektir. Dünya ve âhiretteki faydalı payı daha çoktur.
Aynı şekilde ona hoşuna gitmeyecek bir hal isabet eder ya da böyle bir şeyden korkarsa,
sahip olduğu dînî ve dünyevî diğer nimetler ile kendisine isabet eden, hoşuna gitmeyen bu
hali karşılaştırmalıdır. Böyle bir karşılaştırma yaptığı takdirde içinde bulunduğu pekçok
nimeti açık açık görecektir ve ona isabet eden hoşuna gitmeyen hal, bunların karşısında çok
küçük kalacaktır.
Aynı şekilde kendisine isabet edeceğinden korktuğu zarar ile bu zarardan kurtulabilmenin
pekçok ihtimalini de birbiriyle karşılaştırsın. Zayıf olan bir ihtimalin, kendisine isabet
etmesi mümkün olan diğer pek çok ihtimale baskın gelmemesi gerekir.
Böylelikle kendisini meydana gelme ihtimaline karşı da hazırlar. Diğer taraftan
gerçekleşmeyen bu kötü ihtimalleri önlemeye yahut ta içinde bulunduğu kötü hali kaldırmaya
ya da ağırlığını hafifletmeye çalışır.
Faydalı hususlar arasında şu da vardır: Şunu bilmen gerekir ki, insanların sana eziyet
vermeleri, özellikle de kötü sözlerle rahatsız etmeye kalkışmaları sana hiçbir zarar vermez.
Aksine bu işi yapanlara zarar verir.
Ancak sen bunlardan ötürü kendini meşgul ederek üzülür ve duygularını etkilemesine fırsat
tanırsan, bu kötü sözler işte o zaman sahiplerine zararlı olduğu gibi, sana da zarar
vermeye başlar. Şayet bunlara aldırış etmeyecek olursan hiçbir zararları olmaz.
Şunu da bilmen gerekir ki, kişinin hayatı kendi fikir ve düşüncelerine tabidir. Eğer din ya
da dünya ile ilgili hususlarda kendine faydalı olacak işler üzerinde düşünür isen hayatın
güzel ve mutlu olur. Böyle olmazsa aksi olur.
Kederi uzaklaştırmakta en faydalı hususlardan birisi de, kişinin kendisini yaptığı işlerin
karşılığını Allah'tan başkasından beklememeye alıştırmasıdır.
Senin üzerinde hakkı olan ya da olmayan bir kimseye bir iyilik yapacak olursan bil ki bu
senin Allah ile olan bir ilişkindir. Dolayısıyla kendisine iyilikte bulunduğun kimsenin
teşekkürüne aldırma! Nitekim yüce Allah bu sıfatla ilgili olarak kullarının ağzından şunları
söylemektedir:
"Biz size ancak Allah'ın rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne bir teşekkür
isteriz." (el-İnsan 76/9)
Hele kendi ailen, çocukların ve ilişkinin güçlü olduğu kimseler ile karşılıklı
davranışlarında buna daha çok dikkat etmelisin.
Kendini bunlardan gelecek kötülükleri kaldırmaya ve önlemeye alıştıracak olursan, hem
başkalarını rahat ettirirsin, hem kendin rahat edersin.
Rahatı sağlayan sebeplerden birisi de; faziletli olan işleri yapmak ve kişiyi rahatsız
edecek zorlamalara gerek kalmadan ruhî istekler doğrultusunda bu yolda çalışmaktır.
Eğer faziletli işleri yapmak için içinden gelmeyerek kendini zorlayacak olursan, fazileti
elde edemeden ve hüsrana uğramış olarak gerisin geri dönersin. Faziletli işleri içten
gelerek yapmak hikmettendir.
Ayrıca bulanık işleri temiz ve tatlı işlere dönüştürmeye çalışmak da rahatı gerçekleştirir.
Böylelikle kişinin kalbi daha da arınır, kederler ortadan kalkar.
Faydalı işleri daima gözönünde bulundurman gerekir. Onları gerçekleştirmek için
çalışmalısın. Zararlı işlere iltifat etmemeli, böyle davranarak üzüntü ve kederi getiren
sebeplerden uzak kalmalı, rahatı ve dikkati toplamak suretiyle önemli işleri yapmak için
destek aramalısın.
Faydalı işlerden birisi de, şimdiki işleri kesin kararlaştırmak ve gelecek için zaman
kazanmaktır. Çünkü günlük işler bitirilmeyecek olursa vaktiyle bitirilemeyen işler, senin
aleyhine yığılır ve sonraki işler de ona eklenir. Bunların üzerindeki ağırlığı artar durur,
fakat herbir işi zamanında bitirecek olursan gelecekteki işlere güçlü bir düşünme ve güçlü
bir çaba ile yönelebilirsin.
Faydalı işler arasından daha önemlileri öne al! Meylettiğin ve daha çok arzu ettiğin şeyleri
ayırdet! Ve onlara ayrıcalık tanı! Çünkü bunun aksini yapman seni usandırır ve rahatsız
eder. Bunun için de sağlıklı düşünmenin ve danışmanın desteğini almalısın. Çünkü ehliyle
danışan pişman olmaz.
Yapmak istediğin işi iyice incele, eğer faydalı olduğunu kesin olarak anlarsan ve yapmak
için de karar verirsen yüce Allah'a tevekkül et. Çünkü muhakkak Allah tevekkül edenleri
sever.
Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun. Salât ve selâm efendimiz Muhammed'e, onun aile
halkına ve ashabına...

 

GERİYE DÖNMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

Toplam 6563550 ziyaretçi (13471934 klik) sayfalarımızı gezdi..
Share |
 
 


 

YASAL UYARI: Bu site ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hiç bir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.Yasal Uyarımızın tamamını okumak için tıklayınız

SİTEMİZDE YAYIMLANAN İÇERİKTEN YAZININ SAHİPLERİ SORUMLUDUR,BU SİTE İLE İLGİLİ HİÇ BİR HUKUKİ BAĞLANTILARI YOKTUR,HIZLI BİR BİLGİLENDİRME REHBERİ OLMAK AMACIYLA ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDAN DERLENEREK YAYIMLANAN,FAKAT TELİF HAKKI İÇEREN YAZI-MAKALE VARSA KALDIRILMASI İÇİN İLETİŞİM SAYFAMIZDAN
VEYA "nasilyapicam@gmail.com "ADRESİNDEN HEMEN İRTİBATA GEÇİNİZ,BİLDİRİMİ YAPILAN YAZI DERHAL KALDIRILIR-BİZE BİLDİRİLMEYEN KONU DA SORUMLULUK KABUL EDİLMEZ.